İnzar Röportaj/SöyleşiAfganistan İslam Emirliği Resmi Sözcüsü “ZEBİHULLAH MÜCAHİD” ile Röportaj

6 Ocak 2023
https://inzardergisi.com/wp-content/uploads/2023/01/afganistan-zebihullah.jpg

Zebihullah Mücahid Kimdir?

Zebihullah Mücahid, Taliban’ın özellikle hareketin başkent Kabil’i kontrol altına almasının ardından kamuoyunun gündemine oturmuş olan bir isim. 1978 yılında Afganistan’ın doğusundaki Paktiya ilinde Peştun bir ailede doğdu. İlk eğitimini bölgedeki bir okulda ve ardından yerel bir medresede aldı. Daha sonra Celalabad ile Host şehirlerinde ve Pakistan’daki Diyobend medreselerinde ileri eğitimine devam etti. Üst düzey eğitimini ise bölgenin en önde gelen eğitim kurumu olan ve birçok Taliban yöneticisinin de mezun olduğu Daru’l Ulum Hakkaniye’de aldı. Burada özellikle İslam fıkhı alanında uzmanlaşırken, fıkıh konusunda birçok makalesi yayınladı.

Mücahid, ülkede devam eden savaşa ise eğitim gördüğü 15-16 yaşlarında, Komünist yönetime karşı savaşa dahil oldu. Mücahid, Taliban saflarında savaşa dahil oldu. Taliban’ın kurduğu bir dergide Dari (Farsça) yazılar kaleme aldı ve bir radyoda 1999 yılına kadar Peştuca ve Dari dillerinde yayınlar yaptı.

Zebihullah Mücahid, Taliban içerisinde kimliği en çok gizlenen isimler arasındaydı. Zira Mücahid’in güvenliğinin sürekli bir tehdit altında olduğu ifade ediliyor ve ABD tarafından özellikle aranıyordu. Mücahid, uzun bir süre kendisini gizlemeyi başararak, başkent Kabil de dahil olmak üzere birçok ilde faaliyetlerine devam etti.

15 yılı aşkın süredir Taliban sözcüsü olan Mücahid, yüzünü ilk kez Taliban Kabil’i ele geçirdikten sonra gösterdi. Taliban’ın açıkladığı Afganistan İslam Emirliği kabinesinde kendisine “Enformasyon ve Kültür Bakanı Yardımcılığı” görevi verildi.

2001 yılında evlenen Mücahid, ikisi erkek, ikisi kız dört çocuk babası. Mücahid halen Taliban Sözcülüğü ve Bakan Yardımcılığı görevlerini sürdürüyor.(Kaynak: Mepa News)

Değerli okurlar!

Dergimiz İnzar, bu sayıda sizlerle “Hikmetle ve güzel öğütle çağır” konulu aylık dosyasını ele aldı. Doğrusu bu konuda yazarlarımız oldukça güzel ve seviyeli tespitlerde bulundular. Ancak hikmet, güzel öğüt ve usul/üslup üçgeni her türlü iletişimde oldukça önemlidir. Bu iletişim için bu ayki misafirimiz olan Afganistan İslam Emirliği Resmi Sözcüsü Zebihullah Mücahid oldu. Yoğunluğundan dolayı kısa bir röportaj gerçekleştirdik. İstedik ki hem dosya konumuzu hem de Afganistan’ı konuşalım. Bu vesileyle kendisini sizlere tanıttıktan sonra röportajımızla baş başa bırakıyor, değerli sözcüye de saygılar sunuyoruz.

-İşgale karşı verdiğiniz izzetli mücadelenin getirdiği bağımsızlığınızı tebrik ediyoruz. Sovyet Rusya’yla birlikte son 20 yıldır Amerikan işgalinde ülkenizin geldiği durumu, insanlarınızın mazlumiyetini anlatmanız gerekirse neler söylemek istersiniz?

-Bismillahirrahmanirrahim.

Ben, Afganistan İslam Emirliği sözcüsü Zebihullah Mücahid. Evet! Halkımız büyük sorunlarla karşılaştı. Bildiğiniz üzere Afganistan halkı 43 yıldan beri iki büyük işgal atlattı. İlki Sovyet işgali, ikincisi de Amerikan işgali. Şüphesiz işgalciler, Afganistan’da büyük zulümlere imza attılar. İki milyondan fazla Afgan şehit oldu veya yaralandı. On milyondan fazla Afgan’ın evlerini ve yurtlarını yıkarak bu insanları göçe zorladılar. Milyonlarca aile yok edildi, evleri basıldı, eşyaları talan edildi.

-Afgan halkının etrafınızda toplanmasının nedenlerinden biri işgale tepki olsa bile halkı cezbeden üslup ve yöntemleriniz de mutlaka etkilidir. Halka yönelik kullandığınız üslup ve yöntem hakkında ne dersiniz?

-Afganistan halkının birlik içinde ABD ve NATO işgaline karşı durmasının sebebi, İslam’a bağlı olmaları, şeriatı sevmeleri ve İslam’ın hükümlerine bağlı olmalarıdır. İslam Emirliği’nin halkı kendi etrafında toplanmasının en büyük sebebi, İslam hükümlerine olan bağlılığıdır. İkinci sebebi ise, halkımızın muvahhit olması için çabalamamızdır. Ülkedeki bütün dini ve etnik toplulukları bir araya getirmeyi amaçladık. Bunun sonucunda, küresel istihbarat örgütlerinin tüm çabalarına rağmen vahdetimizi korumayı başardık. Bizi, işgalcilerin ve içerideki destekçilerinin karşısında başarıya ulaştıran şey, bu vahdetimizdi.

-Allah Teâlâ hikmet ve güzel öğütle kendi yoluna davet etmeyi emrediyor. Davetçinin bunun gereğini yerine getirmesi konusunda ne dersiniz?

-Şüphesiz insanları Allah yoluna, hikmetle ve güzel bir üslupla davet etmeliyiz. Afganistan İslam Emirliği, bu yöntemle daveti halkın geneline yaydı. Afganistan halkının yüzde 99’u Müslümandır ve dinine bağlı insanlardır. Geriye kalan az bir kesim de farklı propagandalara maruz kaldığı için farklı düşüncelere bulaşmıştır. İslam Emirliği, bu kesimi de güzel bir dille şeriate davet ediyor ve bu alanda farklı programlar uyguluyor.

-Davette üslup ve güzel söze yönelik yaşanmış örnekleriniz var mı?

-Evet! Bu konuda birçok örneğimiz var. İnsanları cami minberlerinden, medyadan ve birçok farklı platform üzerinden hakka davet ediyoruz. Okullarda ve üniversitelerde, çocuklarımızı ve kardeşlerimizi Allah yolunda yürümeye ve şeriata uygun hareket etmeye çağırıyoruz.

-Bünyenizdeki davetçileri halkla ilişkileri konusunda nasıl bir eğitime tabi tutuyorsunuz?

-Bu alanda, Nebevi eğitimi örnek alıyoruz. Peygamberimizin emir ve uygulamaları, İslam âlimlerinin tavsiyeleri, eğitimimizin temel taşlarını oluşturuyor. Allah yoluna davet için âlimlerimizden gelen tüm olumlu ve müspet uygulamaları uygulamaya çalışıyoruz. Siyer ve davet alanında hazırladığımız çok sayıda kitap var. Bu kitapları, eğitimlerimizde de kullanıyoruz

-Faydalandığınız örneklikler var mı?

-Evet! Faydalandığımız birçok örnek var. İslam âlimlerinin Afganistan’daki rolü çok önemlidir. Âlimlerimiz şu anda hükümetimiz ve halkımız arasında iyi bir aracı olmuş durumda. Biz, âlimlerimizin bu olumlu rolünden çok memnunuz

-Afgan cihadının, komünizm yönetimi ve sonrasında dış işgalcilerin üstesinden gelerek bir İslam devletine dönüşmesi, tüm dünya Müslümanları için büyük bir umut oldu ve inşallah Müslümanların uyanmasını, batıya karşı daha bilinçli bir mücadele sergileyerek İslam’ın yeryüzüne hâkim olacağı günlerin yakın olmasını müjdeliyor; siz ne dersiniz?

-Şüphesiz böyledir. Afganistan mücahitlerinin ABD ve ortaklarının işgaline karşı zaferi, tüm İslam âleminin zaferidir, tüm Müslümanların zaferidir. Bu zafer, İslam âlemine büyük bir moral oldu. Müslüman toplumlar, ne kadar zor olursa olsun, dik durarak hedefe varılacağını gördüler. Afganistan’daki zafer, tüm Müslümanları mutlu etti. Çünkü tüm Müslümanlar, kardeşimizdir.

-Son olarak ümmete neyi tavsiye edersiniz?

-Hatırlatmak isterim ki şu birkaç mesele, başarıyı getirir:

Birincisi, İslam şeriatını uygulamak. İslam şeriatı adım adım uygulanmalıdır ve çok net bir şekilde dikkate alınmalıdır. Cihadımız, baştan sona şeriata uygun olmalıdır. Mücahitlerin tüm amelleri şeriatle süslenmelidir. Resûlullah’ın sünnetine ve Kur’an’ın hükmüne uygun olmalıdır.

İkincisi, Müslümanların birliği ve vahdetidir. Müslümanların, İslami oluşumların vahdeti, onları başarıya götürür.

Üçüncüsü, halkın değerini bilmek ve onları takdir etmektir. Halkımıza yakın olmalıyız. Halkımızdan destek istemeliyiz. Saflarımızda her zaman halkımıza yer açmalıyız. Onların bilgi ve birikiminden faydalanmak gerekir. Tüm bunlar, başarının anahtarlarıdır ve bizim de Müslümanlara tavsiyemizdir.

-Zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.