Anasayfaİnzar Dergisi Abdulkuddus Yalçın

Allah Resulü aleyhissalatu vesselam şöyle buyuruyor: “…Ve insanlarla güzel bir ahlak ile muamele et!” Yani eziyetleri defetmek, eksiklikleri gidermek ve güler yüzlü olmak gibi onların seninle muamele etmelerini istediğin şekilde onlarla muamele et. Ta ki kalpleri sana ısınsın, aranızdaki sevgi kemale ersin ve işler rayına girsin. İşte tüm hayırların esası ve meselenin aslı budur. Allah Resulü aleyhissalatu vesselam şöyle buyuruyor: “…Ve insanlarla güzel bir ahlak ile muamele et!”                                                                    Yani eziyetleri defetmek, eksiklikleri gidermek ve...

Arapçada bayram, «عِيدٌ» (iyd) kelimesiyle ifâde edilir. Aslı, dönmek mânasına gelen «عَوْدَة» (avdet) kelimesinden gelir. Çünkü bayram her sene tekrar ederek gelir. Ve «يَوْمُ الْعِيدِ» kendisinde sevincin tekrar olduğu gün demektir. Ebü-l Beka Külliyyat`ta Bayram «عيد» ın sevinç olduğunu söylemiştir. Bera radıyallahu anh`den rivayetle dedi ki: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem`i hutbe verirken işittim, şöyle buyurdu: “Bu günümüzde ilk başlayıp yapacağımız iş namaz kılmamız, sonra dönüp kurban kesmemizdir. Bunu yapan kişi sünnetimize isabet etmiştir." (Buhari)...

Hz. Aişe validemiz radiyallahu anha anlatıyor: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse kurban bayramında, (kurban keserek) kan akıtmaktan Allah Teâlâ`ya daha sevimli bir amel işlememiştir. cO kurban kıyamet gününde boynuzlarıyla, kıllarıyla ve toynaklarıyla gelecektir ve o kan daha yere değmeden Allah nezdinde yerini bulmuş (kabul olmuştur). Bundan dolayı kestiğiniz kurbanla sevinin" (Tirmizi) İbn-u Abbâs’ın rivayetinde: “sıla-i rahim ha¬riç daha sevimli bir amel işlememiştir” (Taberanî) şeklinde zikredilmektedir. Ali el-Karî, Zeyn-ul arab’ın bu hadisin...

Zekât, lügatte nemâ (büyüme, artma) mânasına gelir. Zekât ayrıca, temizlenme mânasına da kullanılmıştır. Şer`an her iki mâna da mûteberdir. İbn-u Ömer radiyallahu anhumâ`dan rivayet edilmiştir. Dedi ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İslâm dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah`tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed`in Allah`ın resulü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak." (Buhârî, Müslim, Tirmizî, Nesâî) İbn-u Abbâs radiyallahu anhumâ`dan rivayet edilmiştir. Dedi ki: "Resûlullah sallallahu...

İçine bulunduğumuz mübarek üç aylar, dolayısı ile manevi iklim ve hassaten ramazan-ı şerif tam bunun zamanıdır ve nefis terbiyesi için büyük bir fırsattır. Abdullah bin Muaviye el-Gadiri radiyallahu anh`den rivayet edilmiştir. Dedi ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Üç şey vardır kim onları yaparsa imanın tadına varır. Allah azze ve celle`den başka ilah olamadığına inanarak sadece O`na kulluk etmek, her sene gönül rahatlığı ile malın zekâtını vermek –yaşlı, uyuz-zayıf ve hasta olanı değil,...

İnsanı kendisine ibadet etsin diye yaratan Yüce Allah celle celaluh ibadetin ne olduğu ve nasıl yerine getirilip eda edileceğini insana bildirmek üzere kitaplar indirmiş ve o kitapları insana ulaştırmak, açıklamak ve ders vermek üzere de Resuller göndermiştir… Ebû Hüreyre  radıyallahu anh’den rivâyet edilmiştir, dedi ki Resûlullah  sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurdu: “Ümmetimin tamamı cennete girer. Ancak istemeyenler hariç” Bunun üzerine: “Ey Allah’ın Resulü, cennete girmeyi kim istemez ki?” denildi. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve...

Ebu Abdullah bin Batta Hasan’dan o da Hz. Enes’ten (radiyallahu anh) rivayet etmiştir. Dedi ki; Resulullah sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurdu: “Ashabımın misali yemekteki tuz misali gibidir. Yemeğin tadı ancak tuz ile düzelir.” Ebu Abdullah bin Batta Hasan’dan o da Hz. Enes’ten (radiyallahu anh) rivayet etmiştir. Dedi ki; Resulullah sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurdu: “Ashabımın misali yemekteki tuz misali gibidir. Yemeğin tadı ancak tuz ile düzelir.” Hasan dedi ki: “Doğrusu tuzumuz gitti şimdi...

Hz. Aişe radiyallâhu anhâ şöyle demiştir: Bir Yahudi kadın yanıma gelip kabir azabından bahsetti ve “Allah seni kabir azabından korusun” dedi. Hz. Aişe radiyallâhu anhâ Resûlullah`a (sallallâhu aleyhi ve selem) kabir azabı hakkında sordu. O sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Evet. Kabir azabı vardır.” Hz. Aişe radiyallâhu anhâ şöyle demiştir: Bir Yahudi kadın yanıma gelip kabir azabından bahsetti ve "Allah seni kabir azabından korusun" dedi. Hz. Aişe radiyallâhu anhâ Resûlullah`a (sallallâhu aleyhi ve selem)...

Cübeyr bin Nüfeyr`den rivayet edilmiştir. Dedi ki Resulullah sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurdu: “Allah celle celaluhu, mal toplayıp tüccarlardan olayım diye bana vahy etmemiştir. Ancak `Rabbini hamd ile tesbih et, secde edenlerden ol ve sana yakîn (ölüm) gelinceye dek Rabbine ibadet et!` diye vahy etmiştir.” (Beğavi: Şerh-üs Sünne, Tefsir) Cübeyr bin Nüfeyr`den rivayet edilmiştir. Dedi ki Resulullah sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurdu: "Allah celle celaluhu, mal toplayıp tüccarlardan olayım diye bana vahy etmemiştir. ...

Sünnet: sözlükte takip edilen yol demektir. İslâm ıstılahında ise Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem`in sözleri, davranışları ve takrirleridir. Malik bin Hüveyris radiyallahu anh`den rivayet edildi. Dedi ki Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Benim namaz kıldığımı gördüğünüz gibi namaz kılın" (Beyhakî, Darekutnî, İbn-u Hibban) Cabir bin Abdullah radiyallahu anh`den rivayet edildi. Dedi ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem`i devesi üstünde cemreye taş atarken gördüm. Şöyle diyordu: "Ey insanlar! Nüsüklerinizi alınız (yani benden öğreniniz...