Anasayfaİnzar Dergisi Mehmet Gülsever

https://inzardergisi.com/wp-content/uploads/2018/02/aksa-1280x720.jpg

Uzun menzilli sapanlar yontun koca gövdeli ağaçlardan ey Kudüs`ün güneş tenli çocukları. Ve yıkın Aksa`yı. Yıkıntılarından taşlar devşirin. Sapanlarınıza sivrilteceğiniz taşlar koyun ve olabildiğince gerin sapanlarınızı. Ta ki yedi tepeli şehre varsın. Varsın ve Fatih`in türbesine değsin. Fetihler feshedilsin. Ta ki taşlarınızdan Anadolu ve Rumeli hisarları inşa edilsin. Ki yeni fetihler devşirilsin taşlarınızdan. Varsın Aksa taşsız kalsın, varsın Aksa taçsız kalsın. Amed`e varsın uzun menzilli taşlarınız. Ey hüzünlü türkülerimizin demlendiği şehir… Ey şairlerin ilham kaynağı…...

“Rahatlık” zamanının sonuna geldik gayri. Belki farkında değiliz ama “kış” kendini “sonbaharın sinsiliğinde” kabul ettirir adım adım. Önce başlayan hafif serinlik keyif verir. Sonra gece üstümüze bir şeyler çekme gereği hissederiz. Sonra bazen kapıları da kapatırız. Derken yapraklar hafif ton değiştirir. Ancak biz “yaz” anılarının tazeliğiyle avunuruz. Her zorluktan sonra bir kolaylık olduğu gibi, her “lale devrini” takip eden dağdağalı zamanlar da vardır. Zorluk ve sıkıntılara sabredilip direnç gösterildiği oranda kolaylıklar “çok ve geniş” olur....

Bilgi, öğrenme, insan davranışını belirleyen mutlak belirleyicidir. Özellikle son yüz yılda öğrenme, bilgiye ulaşma ve onun özgürlük vadeden prangalarına kapılma hızı baş döndürücü düzeydedir. Neredeyse geçmişten miras alınan ve “gökten” bağışlanan bilgi, öğretme ve öğrenilme sonucu oluşan davranışsal pratik; insan-insan, insan- eşya ilişkisinde belirleyici kılma imkânı kalmamıştır. Günlük tüketilen bilgi! mutlak belirleyici olma konumuna gelmiştir. Nihayet tatil bitti ve yeni bir eğitim-öğretim yılı başlıyor. Eğitim-öğretim insanlar arasındaki münasebeti belirleyen temel zihinsel yetileri şekillendirdiği gibi Allah...

İnsan bir yaratıldı ama birey yaratılmadı. “Bir” olma gayretidir insanı ayakta tutan. Bir olmanın en makul yolu çıkarın, “çıkmanın” olmadığı ortak mekânlar inşa etmekten geçer. Bu amaçla yeryüzünde inşa edilmiş en kapsamlı en işlevsel en kapsayıcı ve en sade yapılar camilerdir: Dört duvar, bir kilim, bir hırka, bir minber ve insan. Herkesin ve her kesimin bir ayırım hissetmeden gittiği yer… Herkesin eşitlendiği yerdir cami… İnsan bir yaratıldı ama birey yaratılmadı. “Bir” olma gayretidir insanı ayakta...

Batı medeniyeti bu günün dünyasında müreffeh toplumlar inşa etmeyi başardı ama mesud(mutlu) toplum inşa etmede oldukça yetersiz görünüyor. Batı medeniyeti bu günün dünyasında müreffeh toplumlar inşa etmeyi başardı ama mesud(mutlu) toplum inşa etmede oldukça yetersiz görünüyor.   Belki zenginliğin ilk yıllarının ziynetinin getirdiği mutluluğu yaşayan toplumlar halen var ise de bir süre sonra duygu dünyasını doyuran doğal sosyalleşme ihtiyacı karşılanamayan ve değişik arayışlara sürüklenen başkaca ruhsal hastalıklar üreten topluluklar oldular.   Aklı mutlaklaştırıp kalbi birkaç...

Ben kimim? Biri oyun mu oynuyor. Kim bana niye oyun oynasın! Her şeyimi kaybetmiş gibiyim. Hafızamı kaybettim galiba. Ya da “gün döndü” yaşıyorum. Çocukluğumda bir kez yaşamış, zaman ve mekânı kavrama kabiliyetimi kısa bir süreliğine de olsa tamamen kaybetmiştim. Ben kimim? Biri oyun mu oynuyor. Kim bana niye oyun oynasın! Her şeyimi kaybetmiş gibiyim. Hafızamı kaybettim galiba. Ya da “gün döndü” yaşıyorum. Çocukluğumda bir kez yaşamış, zaman ve mekânı kavrama kabiliyetimi kısa bir süreliğine de...

Yola koyuldum. Hiç acele etmeden keyifle yürüyorum. Yağmur sonrası Nisan hoşluğu. Hava parçalı bulutlu ve ılık, yağış yok. Yer hafif ıslak. Tam da istediğim atmosfer. Sağ tarafımda tarihi surlarla aramızda iki şeritli yol ve sur dibinin yeşil yürüme kuşağı. Solumda cadde üzerinde, dış yüzeyi sıvanmış, boyanmış, 3-4 katlı düzensiz, biçimsiz binalar. Çoğu iş yeri olarak kullanılıyor. Altında da bir o kadar biçimsiz ama oldukça çok dükkân var. Çeşit çeşit… Yola koyuldum. Hiç acele etmeden keyifle...

Tahtına değerler biçilen Belkıs. Ahirde eteğin çeker bir yiğit Üzerine basılan her değer nakıs Yerden göğe deniz daimi gel-git Tahtına değerler biçilen Belkıs. Ahirde eteğin çeker bir yiğit Üzerine basılan her değer nakıs Yerden göğe deniz daimi gel-git * Hamlığına kandım “keyif” bir saka Tuttum tutacak asude bir nehir Son nefeste bildim hepsi bir şaka Işıklar sönmüş uyuyan bir şehir * Çocuklar toplanmış bağırır “deli” Aklına güvenin kaçtır ederi İmdada yetişir anılan veli Akıldan noksan,...

Ruh ile bedeni ayıran bir gerçek ayıraç ölüm. Can ile cesedi… Canım dediklerimizi cesedimizden tiksindiren… En çok korkulan şey, en çok kaçılan gerçek. Kimine göre yeni bir başlangıç, kimine göre sonsuz “son”, toprak oluş. “Üfürülmemiş” toprak bile değil ölüm. Toprağa gömülen kabih bir “leş” ölüm.      Ruh ile bedeni ayıran bir gerçek ayıraç ölüm. Can ile cesedi… Canım dediklerimizi cesedimizden tiksindiren…      En çok korkulan şey, en çok kaçılan gerçek. Kimine göre yeni bir başlangıç,...

Yüz yıllık kayıp. İslam âlemi iyi veya kötü; eksiğiyle gediğiyle sahip olduğu hilafet makamını kaybettiği günden beri tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar acılar yaşamıştır. İç çatışmalar yaşamış, dış saldırılara maruz kalmıştır. Büyük bir yenilgi yaşamıştır. Dengesini toparlanamaz şekilde kaybetmiştir.       Yüz yıllık kayıp.  İslam âlemi iyi veya kötü; eksiğiyle gediğiyle sahip olduğu hilafet makamını kaybettiği günden beri tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar acılar yaşamıştır. İç çatışmalar yaşamış, dış saldırılara maruz kalmıştır. Büyük bir yenilgi yaşamıştır....