Anasayfaİnzar Dergisi Mehmet Selim Sabaz

https://inzardergisi.com/wp-content/uploads/2018/02/atıf-hoca-1-1280x720.jpg

1924 yılında Fatih Dersiamı iken bir risale yayınladı, ‘Frenk Mukallidliği ve Şapka`. Yayınlanmasından 16 ay sonra ‘Şapka Kanunu` adıyla bilinen en önemli batılılaşma, batıya benzeme hamlesi başlatıldı. Halk`tan çok ciddi tepkiler aldı. Tepki gösterenler acımasız bir şekilde cezalandırıldı. Sürgün ve idam cezaları da verilen cezalardandı. Atıf Hoca`nın yazdığı risale de isyana dayanak sayılır. Hiç bir kanun, öncesine şamil olmadığı halde, bir gece evinden alınıp gözaltına alınır. O, Zulüm ve kapkara bulutların memleketi çepeçevre kuşattığı bir...

Kemalist zorbalık Ezan`ı Türkçe`ye çevirmekle durmadı. Bunun yanı sıra Kutsal kitabımız Kur`an-ı Kerim`in öğrenilmesinin önüne de türlü türlü engeller çıkaran bu karanlık dönemde halkın mücadelesi de kararlılıkla devam etti. Tek parti döneminin sona erdiği 1950 seçimlerinin ardından ise bu yasakların kaldırılması için çalışmalar daha da arttı. Büyük bir çoğunlukla iktidara gelen Adnan Menderes hükümeti tarafından TBMM`ye verilen… Ezan; İslam`ın önemli sembollerinden biridir. Kelime-i Tevhid, Tevhid`in en belirgin vurgusu, Kelime-i Şehadet, İslam`ı kabul`ün ikrarı ise, Ezan...

Coğrafyamızın mazlum ve kimsesiz Müslümanları her türlü zulüm ve zorbalığa maruz kalırken, bu zulüm ve zorbalığın müsebbibi olan firavunlara, Hümanizm ve Hoşgörü adı altında yaranmaya ve yaklaşmaya çalışan bir kısım çevreler İslam`ın aksiyoner ve mücadeleci yönünü gizleyerek eksik ve yanlış bir din anlayışının yayılmasını sağladılar. “İmâm-ı Rabbânî” ve “Müceddid-i Elf-i Sânî” lakaplarıyla anılan Ahmed b. Abdülehad Sirhindî, XVII. yüzyılda Hindistan`da yaşamış olan bir âlim ve sûfîdir. Hicrî 971 (m. 1564) senesinde Hindistan`ın Sirhind şehrinde doğan...

Abdülkadir-i Geylânî`nin tasavvufu, şeriata ve dinin zâhirî hükümlerine titizlikle bağlı kalma esasına dayanır. O, her an Kur`an ve hadislere uygun hareket etmeyi şart koşar. Ona göre bir zâhidin hayatında görülebilecek derunî haller dinî ölçülerin dışına taşmamalıdır. Müridlerine hep, “Uyun, uydurmayın; itaat edin, muhalefet etmeyin, yakınmayın; temizlenin, kirlenmeyin” şeklinde tavsiyelerde bulunurdu. Kur`an`ın telhin ve teganni ile değil, tertil ve tecvid üzere okunmasını ister, aksine hareket etmeyi yasaklardı. Muhyiddîn Ebû Muhammed Abdülkadir b. Ebî Sâlih Mûsâ Zengîdost...

Kadı Ebu Said el-Herevi, haykırarak ve arkasında söylediklerini onaylayan bir kalabalıkla Halife el-Mustazhirbillah`ın geniş divanına daldı. Saray erkânından bazı kişiler Kadı`yı yatıştırmayı deniyor fakat onları dinlemeden ateşli bir vaiz edasıyla orada bulunan herkesi mevki ve rütbesine aldırmadan paylıyor: Kadı Ebu Said el-Herevi, haykırarak ve arkasında söylediklerini onaylayan bir kalabalıkla Halife el-Mustazhirbillah`ın geniş divanına daldı. Saray erkânından bazı kişiler Kadı`yı yatıştırmayı deniyor fakat onları dinlemeden ateşli bir vaiz edasıyla orada bulunan herkesi mevki ve rütbesine aldırmadan...

Günümüz materyalist dünyasında karşılıksız sevme, karşılıksız verme kavramlarına hayat veren insanların sayılarının azalması, toplumdaki buhran ve anarşinin temel sebeplerindendir. Özellikle Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda, ‘Allah size emanetleri, onları taşıyabilecek olanlara yüklemenizi ve insanlar arasında hüküm verirken adalete uygun hüküm vermenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor! Hiç kuşkusuz Allah işiten ve görendir.` (Nisa – 58) Mekke döneminde Allah resulü müminlerin ruhlarını Kur`an`la besliyor ve kalblerini imanla terbiye ediyordu. Müslümanların zulüm ve işkenceler karşısında sabır göstermelerini,...

Vahiy; gizli konuşma, işaret etme, emretme, ilham etme, ima etme, fısıldama, mektup yazma, elçi gönderme, acele etme, seslenme, Yüce Allah`ın vasıtasız olarak veya değişik vasıtalarla emirlerini peygamberlerine bildirmesi anlamında Kur`anî bir terimdir. Vahiy; gizli konuşma, işaret etme, emretme, ilham etme, ima etme, fısıldama, mektup yazma, elçi gönderme, acele etme, seslenme, Yüce Allah`ın vasıtasız olarak veya değişik vasıtalarla emirlerini peygamberlerine bildirmesi anlamında Kur`anî bir terimdir.    “Zekeriya mihraptan kavminin karşısına çıkıp sabah/akşam Rablerini tesbih etmelerini vahyetti.”...

Ashab-ı suffa tedris anlayışı, İslam medeniyet anlayışının oluşup yayılmasında çok önemli bir fonksiyon icra etmiştir. Zira bu mektep o dönemde dürüst, emin, güvenilir insan tipini yani şu anda ihtiyaç duyduğumuz insan tipini üretiyor. Kıble Kâbe tarafına çevrilmeden önce, Mescid-i Nebevinin kuzey duvarında, Peygamber efendimizin (sav) talimatıyla hurma dallarıyla bir gölgelik ve sundurma yapıldı. Buna "suffa" ya da ‘Zulle` denilirdi. Bunun üstü kapalı ise de çevresi açıktı.   Kadı İyaz şöyle söylemektedir: `Suffa, Mescid-i Nebevinin arka...

İslam dini, hayatın her alanına müdahil olduğu gibi, fert ve toplum hayatını tanzim eden, ideal ve kusursuz bir idare ve devlet yönetim sistemi oluşturmuştur. Bu mükemmel sistemin temel unsurları olan yöneten ve yönetilenlerin temel sorumluluk ve yetkilerinin başlangıç ve bitiş sınırlarını en adil ve makul bir çerçeve içerisinde belirtmiştir. Siyaset; devleti idare etme sanatı, politika. İslâmi literatürde; insanları Dünya ve Ahiret saadetine yöneltme gayret ve mesaisi…   Kur`an-ı Kerime göre, ‘Mülk Allah`ındır`, yani yeryüzünde Allah...

Asıl ismi Numan Bin Sabit olan İmam-Azam Ebu Hanife`yi (r.a) biz daha çok “Fakih” kimliği ile biliyoruz. Bu makalemizde biz ayrıca onu hak ve adaletin tesisi için uğraşan ve bu uğurda çektiği işkenceler sonucu canını veren bir mücahid olarak tanıyacağız. Nebevi Metodun Takipçisi Fakih ve Mücahid Kimliği ile İmam-I Azam Ebu Hanife (R.A)   Asıl ismi Numan Bin Sabit olan İmam-Azam Ebu Hanife`yi (r.a) biz daha çok “Fakih” kimliği ile biliyoruz. Bu makalemizde biz ayrıca...