Anasayfaİnzar Dergisi Mehmet Zeki Ergin

En değerli ve müstesna vakitlerde Allahü Teala`yı zikretmek ve yine bu değerli vakitlerde Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve selleme ve Onun ehli beytine salat ve selam etmek bizim en köklü geleneklerimizdendir… اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيّ يَٓا اَيُّهَا الَّذينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْليماً ﴿٥٦﴾ Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber`e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de Ona salât edin, selam edin. ﴾56﴿ Allahümme salli ala seyyidine Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed kema sallayte...

İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır. والسابقون الأولون من المهاجرين والأنصار والذين اتبعوهم بإحسان رضي الله عنهم ورضوا عنه وأعد لهم جنات تجري تحتها الأنهار خالدين فيها أبدا ذلك الفوز العظيم İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile iyilikle onlara uyanlar var...

Yaptıkları azgınlık için kavimleri adına, kavimlerin içinden seçilmiş en seçkin bir taifenin tövbelerini/pişmanlıklarını en ehsen şekilde Allahu Teâlâ’ya sunmaları ümid edilenler içindeki birkaç beyinsiz yüzünden büyük bir dramın eşiğine adım atmanın hikâyesidir bu olay… Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helak ederdin. Şimdi içimizden bir takım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helak mi edeceksin? Bu sırf senin bir...

Ancak biz, Ümmet-i Muhammed’in insanlar aleyhinde şahitler olsunlar diye veya müfessirlerin yorumlarına göre insanlığa hidayet yolunda rehberlik etsinler diye vasat bir ümmet kılınışını konu alan ibare üzerinde duracağız daha çok… Genel tefsire ise az bir yer ayıracağız. وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطاً لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يداًۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِـعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَننْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ...

Mevlana Ebu’l-Ala el-Mevdudi rahmetullahi aleyh ise sünnete ittibanın zorunluluğuna izahat getirirken; Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve sellem Allah (cc) tarafından tayin edilen bir peygamber olduğu gibi aynı şekilde Allah (cc) tarafından tayin edilen bir öğretmen, bir hâkim, bir yöneticidir de… لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِنينَ اِذْ بَعَثَ فيهِمْ رَسُولاً مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه وَيُزَكّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَفي ضَلَالٍ مُبينٍ ﴿١٦٤﴾ Andolsun, Allah, mü`minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları...

Müslümanlar daha önce de küçük seriyyeler çıkarmışlardı, ancak bunlar işi yeni bir boyuta taşıyacak seviyede değildi. Oysa bu birlik küçük bir ordu idi ve başında Hz. Resulullah salallahu aleyhi ve sellem vardı. وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُريدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِرينَ ﴿٧﴾لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ ﴿٨﴾ Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va`d ediyordu. Siz...

Eğitim, yeni nesle insanlığın birikiminin aktarılmasıyla geleceğini aydınlatmasında yardımcı olacak usullerin belletilmesi sürecidir. Tabi insanlık birikimi kişinin inanç ve düşüncesine göre değişiklik gösterir. وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِؤُني بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُلَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقينَ ﴿٣١﴾قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَليمُ الْحَكيمُ ﴿٣٢﴾ Allah Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi. ﴾31﴿ Melekler, "Seni bütün...

Tarihin ilk teşkilatlı hareketini başlatan peygamberdir Hz. İbrahim (a.s)… Kendisi o zaman en gelişmiş medeniyet(!) merkezlerinden olan Babil’den diğer merkez olan Mısır’a hicret etmiş. Ardından bu iki merkezin … وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْناً وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰهيمَ مُصَلًّى وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰهيمَ وَاِسْمٰعيلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِفينَ وَالْعَاكِفينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ ﴿١٢٥﴾ وَاِذْ قَالَ اِبْرٰهيمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَداً اٰمِناً وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَليلاً...

İslam her neyi emretmiş ise tereddüde yer olmayacak şekilde bu insanın insan-ı kâmil olma serüvenine hizmet ettiği içindir. Eğer o hüküm olmasaydı insanın kâmil olma iddiası noksan kalacaktı… شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذي اُنْزِلَ فيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَنْ كَانَ مَريضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَ يُريدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُريدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ O (sayılı günler),...

Hakikat şu ki; davetçi için en büyük handikaplardan birisi de muhatabını kendinden razı etme, onu memnun etme güdüsüdür. Bu, davetçiyi muhatabına mahkûm etmeyi netice verir. Böyle bir diyalog davetçinin muhatabını bir üst konum sahibi yapar. Oysa davetçi insanlığı kurtuluşa çağıran bir insanlık rehberidir. Muhatap ise asli yolunu şaşırmış, nasıl ulaşacağı konusunda bir fikirden yoksun ve bundan dolayı davetçiye muhtaç olandır. Bu hakikatin hakkını gözetmek/vermek gerekir. وَقَالَ الَّذينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَأْتينَٓا اٰيَةٌ...