Anasayfaİnzar Dergisi Özkan Yaman

https://inzardergisi.com/wp-content/uploads/2018/12/ahiret-1280x720.png

Risale-i Nur’un en çok üzerinde durduğu konulardan biri de Haşirdir. Yani öldükten sonra diriliş başta olmak üzere hesap, amel terazisi, amel defteri, sırat, cennet ve cehennem gibi ahirete imanla ilgili hususların ispatıdır. Yalnız Risale-i Nur, bunların nasıl olacağından ziyade niçin olacağıyla ilgilenir. Çünkü Bediüzzaman Hazretleri, dönemin şartlarını gözeterek imanı taklidilikten tahkikiliğe yükseltmek arzusundadır ve bu yüzden mesela eserlerinde fıkhi bilgiler de vermez. Yine pek tabii olarak ayet ve hadisleri bütün yönleriyle değil, işlediği konuya bakan...

Ancak bu risklerle beraber, tarikatlerin önemine ve değerine dikkat çekerken de; kalbin bu vasıtayla işlettirilip insani hislerin yaratılış hedefine yöneltileceğini, zikir, riyazet gibi fiillerdeki ihlas ile gizli şirkten kurtulma imkanı olacağını, doğru yoldan sapmamış olanlarıyla dalalet ve şüphelerin atılacağını, oradaki huzurla gelen niyetin adetleri ibadete çevireceğini, manevi ilerleme ile insan-ı kamil olma azmi kazandıracağını da söyler. Öncelikle tasavvufun tarifini, Üstadın hayatı ve eserleri ile mukayese etmekte fayda var. Tasavvuf, eğer Ma`ruf el Kerhi`nin (ö. 815)...

Her eserinde efendimiz(sav)`in sünnetine uymanın tek kurtuluş yolu olduğunu defalarca zikretti ve mesela Lemalar`ın, Onbirinci Lema bölümünü de “Mirkat-üs Sünne” (Sünnetin Merdiveni- Dereceleri) diye sadece bu konuya ayırdı. O kısmın Birinci Nüktesinde şöyle diyor: Tirmizi`de rivayet edilen Hadis-i Şerif`te Peygamber Efendimiz(sav), “إنَّ الْعُلَمَاءَ وَرَثَةَ الأَنْبِيَاءَ” “Muhakkak ki âlimler peygamberlerin varisleridir.” buyurmuştur. Ve hiçbir İslam âlimi yoktur ki, eserinde Allah Resulüne salat ve selamı zikretmemiş olsun, O`ndan bahsetmemiş olsun, O`nu övmemiş, bir şekilde O`nu anlatmamış olsun....