Abdulhakim Sonkayaİç Çekişmede Ahlak Kuralları

2 ay ago17715 min

Hak Teâlâ müminler arasındaki çekişme ve sorunlara dair ahlaki ve hukuki ilkeler vazetmiştir. Ne olursa olsun her müminin, her Müslümanın bunlara uyması gerekir. Yoksa zalim ve gaddar olur. Davasını, iddiasını tamamen kaybeder.

Bu ilkeler şunlardır;

TAİFE VE TAVAF İLKESİ

“Eğer müminlerden iki taife birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını ıslah edin…”(Hucurat:9)

Ayette grup ismi olarak “taife” zikredilmiştir. Çünkü taife, müennes bir lafızdır. Bu da ne olursa olsun iki taraf arasında nezaketin tamamen elden bırakılmaması gerektiği mesajını veriyor.

Ayrıca taife tavaftan gelir. Burada Hakkın çok latif ve hekim bir mesajı vardır, demek ki Müslüman gruplar birer taifedir. Taife de tavaf eder, etrafında dolanır. Asla ipleri koparmaz.

“…Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Birbirinizi tavaf edebilirsiniz…”(Nur:58) buyrulur. Ayette tavaf zikrediliyor. Demek ki tavaf bir ilişki biçimidir.  Bu nedenle Kâbe tavaf edilir. Tavaf eden bir ümmet olan Müslümanlar doğal olarak taifedirler. Savaş halindeyken bile onlara taife denilmesi bu ilişki biçiminin ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Tavaf; bir şeyin etrafında dönmek ve taşmak gibi manalara gelir. Bu nedenle tufan ve taife de aynı kökten gelir. Çünkü aynı yere sürekli akan su sonunda taşarak tufana dönüşür. Bir hedef doğrultusunda birbirleri etrafında koordineli bir şekilde dönen, bütünleşen bir gruba da “taife” denilmiştir.

Evet, bazen Ümmet taifelere bölünebilir. Üstelik bunlardan bazılarının melun odaklarla kötü ilişkileri de olabilir. Fakat bu, yine de Ümmetin bir tufana dönüşmesi potansiyelini ortadan kaldırmıyor. Çünkü taifelere bölünseler bile tufana dönüşebilirler. Yeter ki bu özelliklerini kaybetmesinler. Bunu unutmasınlar diye hak Teâlâ kendi arlarında çekişirlerken onlara “taife” adını vermiştir. Oysa Kur’an’da grubu ifade eden çok sayıda başka isim vardır.

GÜVEN İLKESİ

“Eğer müminlerden iki taife birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını ıslah edin…”(Hucurat:9)

Ayette özellikle “…Müminlerden iki taife” deniliyor. Bu yolla Hak Teâlâ iki tarafa da güveni-imanı telkin ediyor. Bütün sorunlara ve çekişmelere rağmen birbirlerine güven duymaları gerektiğini buyuruyor.

Diplomaside güven çok önemlidir. Bu nedenle önce güven tesis edilmeye çalışılır. Burada Hak Teâlâ peşinen güveni tesis etmiş oluyor. Çünkü iki tarafın da “mümin-lerden” olduğunu buyuruyor. Bundan daha büyük güven daha büyük garanti yoktur, olamaz.

Ayette “Müminlerden iki taife” deniliyor da “Müslümanlardan iki taife” denilmiyor. Eğer “Müslümanlardan iki taife” denilseydi bunlar birbirlerine güvenmek yerine birbirlerini teslim almaya çalışırlardı. Bu da arada inatlaşmaya yol açar, ihtilafı daha da derinleştirirdi. Buna göre iç çekişme ahlakında, “teslim almak, kendi hizasına çekmek” değil “güven tesis etmek” ilkesi esastır.

DUYGUSAL OLMA İLKESİ

“Eğer müminlerden iki taife birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını ıslah edin…”(Hucurat:9) Ayette özellikle “…Müminlerden iki taife” deniliyor. Bu da arada duygusal bağı yeniden tesis etmeyi hedefliyor. Çünkü “müminler kardeştir.” Kardeşlik de normal şartlarda kin ve nefret değil rahmet ve sevgiyi harekete geçiriyor.

KITAL DEĞİL IKTİTAL İLKESİ

“Eğer müminlerden iki taife birbirleriyle ıktital ederlerse aralarını ıslah edin…”(Hucurat:9) ayette normal form olan “kıtal “değil “ıktital” formu geçiyor. Bu vezin şu özelliklere sahiptir;

-Bu vezindeki fiil müşterek olmayı ifade ediyor. Yani iki tarafın da kusuru vardır. Ya da iki tarafın da haklı tarafları vardır. Burada iki taraf eşit tutuluyor. Bu da peşinen adil davranışı ifade ediyor.

-Bu vezinde abartma manası da vardır. Yani “iki taraf da sorunu abartıyor” mesajı veriliyor. Belki de akl-ı selim ile aradaki sorunun bu kadar büyütülecek bir mesele olmadığı ortaya çıkacaktır.

-Bu vezindeki fiil kendi nefsini tehlikeye atmayı ifade ediyor. Yani tehlike her iki taraf için eşittir. Çünkü “müminler kardeştir.” Sonuçta kimin nefsi tehlikeye girerse sonuç aynı yere çıkıyor.

-Taife müennes olduğu halde “ıktetelu-kıtal ettiler” fiili cem’ müzekker formundadır. Bu manada fiil ile failin cinsiyet uyuşmazlığı vardır. Bu, hikmetli bir uyaşmazlıktır. Bu uyuşmazlık ancak sevgi ve rahmetle, sulhla düzelir. Taife müennes olduğu halde fiili müzekker forumundadır. Çünkü Hak Teâlâ, taifeye savaşmayı layık görmemiştir. Çünkü taife rahmeti tavafı ifade ediyor. Bu nedenle kıtal fiilini müennes olan taifeye değil müzekkerlere izafe etmiştir.

 

SULH-ISLAH

“Eğer müminlerden iki taife birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını ıslah edin…”(Hucurat:9). Fesadın, bozulmanın zıddı olan ıslah düzeltmek ve arızayı gidermektir. Bir aletin onarılması için de ıslah tabiri kullanılır. Hak Teâlâ iç çekişmeyi bir tür arıza gördüğü için ıslah edilmesini buyuruyor. Arıza, arızi bir durumdur.

Kur’an, barışa “Sulh” güzel amellere de “Salih amel” adını veriyor. Demek ki savaş normalde arızi bir durumdur. Bir tür arızadır. Bunun da düzeltilmesi ve onarılması gerekir.

“…aralarını ıslah edin…” buyrulur. Çünkü ara düzelirse arıza giderilerek temas sağlanır. Çekişme ve nefretin yerini ülfet ve uyum alır. “kalplerinizi telif etti” ayeti bunu haber veriyor. Aradaki pürüzler giderilince temas ve kontak sağlanmış oluyor.

GÖLGE

“…Şayet biri ötekine karşı azgınlık ederse, Allah’ın emrinin gölgesine dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın…”(Hucurat:9) ayette zikredilen “tefiy’e” gölgeye gelmek demektir. Savaş; gerginlikten, asabiyetten, sıcaklık ve hararetten kaynaklandığı için Hak Teâlâ ayette gölgeye işaret ediyor. Çünkü gölge, kavurucu sıcaklığın içinde çok hoş serinliği ifade ediyor. Kavurucu sıcaklıkta gölge en çok aranan şeydir. İşte böyle siz de gölgeye gelin ki o hararetten, asabiyetten kurtulup sağlıklı düşünebilesiniz. Duygularınızı kontrol edebilesiniz.

Azgınlık gölgenin olmamasıdır. Amacını yitirerek taassupla karşı tarafa yüklenmektir. İşte gölge, azgınlığı frenler ve dindirir.

ADALET TADİLATI

“…Eğer dönerse aralarını adaletle düzeltin-ıslah edin ve adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever.”(Hucurat:9)

Adalet, düzeni sağlar. Çünkü her şeyi yerli yerine koyarak dengeyi ve denkleştirmeyi temin eder. Adalet; yasama, yürütme, yargı ve muamele adaleti olmak üzere dörde ayrılır.

Adalet sadece mahkemeye değil, İslam’a göre her türlü muameleye taalluk eder. Yani adalette bir hasmın olması gerekmez. Adalet, sorumluluğu ve emri altında bulunan herkese mutedil ve güzel muamele etmektir. Islah ve tadil etmek amacıyla ve tadilat için yapılan her iş adalettir. Bu nedenle sadece yöneticiler değil, işini ve sanatını güzel yapan, bozuk olanı düzelten her iş sahibi, sanat ve meslek erbabı da adildir. Bozuk olanı onaran, onarmaya çalışan herkes adildir. Allah’ın adalet emri her işe ve herkese şamildir. Dünyada bundan istisna hiçbir şey yoktur.

KISTAS-TAKSİT

Ayette geçen Kıst, belirli bir kıstasa göre kişinin hak ettiği düşünülen payını vermektir. Adalet ise ona hakkettiği muameleyi yapmaktır. Adalette hiçbir olumsuzluk yoktur. Ne olursa olsun, lehinde veya aleyhinde görünsün adalet kişinin lehinedir. Çünkü adalet ıslah edicidir. Tadil eder. Adalet, bir tadilattır. Bozulmuş olanı ıslah eder. Eğri büğrü olanı düzelterek düzgün hale gelir.

Allah(c.c), adaleti emreder. Doğru kıstas ile yargılama yapılmasını buyurur. Adalet, sadece yargıyı değil, ondan önce yasamayı ve yürütmeyi de ilgilendirir. Örneğin eğer yasalar adil olmazsa yargılama nasıl adil bir sonuç verebilir.

Adaletin kapsamı alanı dışında kalan bir şey yoktur. İnsan önce kendi nefsine karşı adaletli yani ıslah eden olur. Sonra ailesine, toplumuna karşı adil olur. Sonra devlet topluma, toplum da devlete karşı adaletli olur.  Herkes birbirini ıslah eder. Her şeyi yerli yerine koyar. Adaletin öyle bir özelliği vardır ki onun sonucunda herkes birbirinin muadili olur. Yani dengi olur. Bu nedenle adalet, adaletsiz eşitlik değil, kendi denginin muadili olmak kendi ortalaması içinde vasat konumda olmaktır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

İlgili Yazılar

Hikmet Kaseleri – 24

Hikmet Kaseleri – 24

1 sene ago
15 min 194
Hikmet Kaseleri – 23

Hikmet Kaseleri – 23

1 sene ago
19 min 70
Hikmet Kaseleri – 22

Hikmet Kaseleri – 22

1 sene ago
22 min 73