İnzar Sorularla FıkıhSorularla Fıkıh – Mayıs 2012

7 sene ago16435 min

İnzar Dergisi Mayıs 2012 Fıkıh Soruları

Soru 1:

Şafii mezhebine göre hangi bayanlara el değerse abdest bozulur. Hangi bayanlara el değerse abdest bozulmaz.

Cevap 1:

Şafii mezhebine göre bir erkek ana ve onun anaları, kızı ve onun kızları, kız kardeş ve onun kızları aynı şekilde erkek kardeş kızları, kaynana ve onun anaları,  teyze, hala ve onların anaları, rebibesi (terbiyesi altında bulunan üvey kızı) ve onun kızları kendisine mahremdir, yani bunlarla nikâhı ebediyen haramdır bu yüzden bunlardan abdestleri bozulmaz. Hanımın kız kardeşi ile eşinin hala ve teyzesi de eşi nikâhı altında olduğu sürece nikâhlanamazlar ama abdest bozulur, çünkü mahremiyetleri ebedi değildir.  Sütkardeşliği de tıpkı sıhr kardeşliği gibidir. Yani kişinin sütanası, sütbabası, süt halası, süt teyzesi vb. vardır. Bunların dışında kalanlar namahrem oldukları için abdest bozulur.

Soru 2:

Şafii mezhebine göre; İmam nikâh kıymak için, veliden vekâlet alırken velinin vekâletini mi ister yoksa veliden kızın vekâletini mi ister?

Cevap 2:

Bir kızın babası her hangi birisine ben seni kendime vekil yaptım benim falan kızımı falan adama nikâhla veya evlendir dese karşıdaki adam da eğer akıl baliğ Müslüman ve adil ise ve; ‘ben kabul ettim’ dese bu vekalet makbul olur. Ya da herhangi birisi geçmiş vasıflara haiz ise her hangi birisine ‘falan kızının nikâhını falan şahsa veya herhangi birisine kıymak için beni kendine vekil yaptın mı?’ dese ve o da ‘evet’ dese bu vekâlet kabuldür.

Velayet velidedir. Dolayısı ile vekil yani vekâleti alan kızın değil, babanın vekâletini alıyor. Eğer kız bakire ise ve veli de baba veya dedesi ise kızın izni şart değil, sünnettir. Ama veli baba veya dededen başka biri ise mesela ağabey veya amca ise ya da kız bakire değil dul ise bu durumda kızdan izin istemek şarttır, onun izni alınmadan onun nikâhı kıyılamaz veli vekâlet verse bile…

Eğer kız ile erkek hükuf yani birbirine uygun olmazsa kız kabul etmeyebilir.

Soru 3:

Şafii mezhebine göre illa ki imamın mı nikâhı kıyması lazım? Kızın velisi direk kendisi kızı koca adayıyla evlendiremez mi?

Cevap 3:

Kız babası hiç vekil tayin etmeden kendisi damada mesela; “Ben sana kızım Fatıma’yı nikahladım dese damat da; “Ben kabul ettim” dese nikahlanmış olur hatta bu şekilde olanı yani babanın kendisinin kıydığı nikah daha iyidir. Tabi şahitlerin huzurunda olması lazım…

Soru 4:

Hocam! Ben çocuğum doğmadan önce `ağızla` “eğer erkek olursa bir hayvan keseceğim” dedim. Kalbimden geçen ise bu hayvanı kesip eş dostla beraber yemekti. Ve Allah erkek bir çocuk nasip etti. Ve ben bu sözümü yerine getireceğim inşaallah. Yalnız kimileri bu hayvanın etinden benim ve ailemin yiyemeyeceğini söylüyor. Kimisi de aksini söylüyor. Arada kaldım. Son olarak sizin vereceğiniz cevaba uyacağım inşaallah…

Cevap 4:

Hayvanı keserim diyen kardeşimiz, eğer gayesi kesin olarak vermeye niyet ise yani: ben kesinlikle bir hayvan keseceğim demişse veya bir hayvan kesmek bana farz olsun demiş bu durumda bu adak olur ve bu durumda o ve ailesi ondan yiyemez, velev ki ailemle beraber yiyeceğim diye içinden geçirmişse bile hatta zenginlere de veremezler. Ama eğer çocuğum olsa inşaallah bir hayvan keserim kesinleştirmemek kaydı ile veya sünnet bir kurban keserim ve mevlid yapıp beraber yeriz demişse o zaman sünnettir ve herkes ondan yiyebilirler.

Soru 5:

Hocam katılım bankalarının internet üzerinden altın alım satımı gibi hizmetleri var. Acaba bu şekilde sanal olarak altın alım satımı caiz midir? Bazıları altın gözle görünüp aynı mecliste alınıp satılmalıdır diyorlar. Bizi bilgilendirirseniz seviniriz.

Cevap 5:

Katılım bankaları devir edilmeden yaptıkları altın alışverişleri haramdır, caiz değildir. Zira öğrendiğimiz kadarıyla ortada altın falan yok. Sadece kağıt üzerinde şu kadar altın var, diyorlar ve almak istediğin zaman da sana altın değil para veriyorlar.

Soru 6:

Ramazan ayında teravih namazlarında hanifi mezhebine tabi olan imamların arkasında namaz kılıyoruz. Onlar vitir namazını 3 rekât bitişik olarak ve teravih sünnetlerini 4’er rekât olarak kılıyorlar. Şafii mezhebi mensubu olarak 2. rekâttan sonra imamdan ayrılabilir miyiz?

Cevap 6:

Şafii olan Hanefi olanın arkasında namaz kılarken imama uyabilir, ona göre namaz kılabilir. İmam teravihleri dört rekât olarak kılsa o da dört rekât kılabilir veya vitir namazını üç rekât bitişik olarak kılsa o da imama tabi olarak üç rekât bitişik kılabilir.

Aynı şekil istese dört rekâta niyet eden imamdan iki rekât kıldıktan sonra ayrılıp selam verebilir. Ve diğer iki rekâta ferdi niyet getirip namaz üzerinde tekrar imama tabi olabilir. Aynı şekilde vitir namazı için de böyledir. İmamla beraber iki rekât kılıp selam verdikten sonra üçüncü rekât ferdi niyet getirip namaz içinde iken imama tabi olma şeklinde niyet getirip imama tabi olabilir.

Soru 7:

Kadınlar kendi aralarında namaz kılarken kadınlardan biri imam olarak öne geçip namaz kıldırabilir mi?

Cevap 7:

Kadınlar aralarında namaz kılarken imam Şafii ve başka imamlara göre aralarından birisini imam olarak atayabilirler. Yalnız kadınların imamı erkeklerde olduğu gibi bir saf mesafesi kadar öne geçmez. Aralarında durur, yani ön safında ortasında duracak ve bir ayak kadar öne çıkacak. Bu şekilde cemaatle namaz kılmaları sünnettir.

İmam Ebu Hanife’ye göre kadınların cemaatle namaz kılmaları sünnet değil, ama eğer kılsalar namazları kabul olur.

Soru 8:

Müslüman olmayan birine organımızı bağışlayabilir miyiz?

Cevap 8:

Gayri Müslimler, eğer Müslümanlarla savaş halinde olmasalar onlara organ verilebilir. Çünkü organ bağışı sadaka gibidir. Onlara sadaka onlara verildiği gibi organ da bağışlanabilir. Bununla beraber Müslüman dindar kişilere verilmesi daha evladır.

Not: Geçen sayımızda kadınların çıplak ayakla dışarı çıkmaları hakkında verdiğimiz bilgiler içerisinde diğer imamların aksine İmam Ebu Hanife’nin bu cevaz verdiğini yazmıştık. Ama daha sonra yaptığımız araştırmalarda bu cevaziyetin sadece namazla sınırlı olduğunu gördük. İmam Ebu Hanife’ye göre de kadın çıplak ayakla dışarı çıkması caiz değildir.

Dergi olarak yaptığımız yanlış dolayısıyla sizlerden özür diler hakkınızı helal etmenizi dileriz.

Fıkıh Soruları / İnzar Dergisi – Mayıs 2012

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

İlgili Yazılar