Abdulhakim SonkayaZafer, Avı Yakalamak, Fetih ise Gönül Çalmaktır

5 sene ago7515 min

İslam, fetih dinidir. Girdiği yere ancak kapıdan girer. Asla bir yere arka taraftan girmez. Fetih, kapıdan gelerek bir yere girmektir. Eğer bir yere kapıdan girilmemişse orası işgal edilmiştir. Orası istila edilmiştir.

İslam, fetih dinidir. Girdiği yere ancak kapıdan girer. Asla bir yere arka taraftan girmez. Fetih, kapıdan gelerek bir yere girmektir. Eğer bir yere kapıdan girilmemişse orası işgal edilmiştir. Orası istila edilmiştir.

“Allah’ın zaferi ve fetih geldiği zaman ve insanların fevç fevç Allah’ın dinine girdiğine girdiğini gördüğün zaman” (Nasr:1-2) ayetinde buyurulduğu üzere Allah(c.c), “zaferi ve fethi” birlikte zikretmiştir. Zafer, daha çok askerî bir karakter taşır. Peygamber(sav) zaferle Mekke’ye girdikten sonra bu sefer fethe önem vermiştir. Çünkü Peygamber(sav) biliyordu ki, insanların kalplerinin kapılarından girmeden fetih gerçekleşmez. Fetih olmadan zafer; askeri bir başarı olarak tarihteki yerini alır. Bütün dinler, bütün ideolojiler zaferle yetinir. Onlar için fethin önemi yoktur. Önemli olan bir yere girip üstünlüğünü kabul ettirmektir. Ama tarihin şahitliği ile arkasından fethin gelmediği zaferler işgal olarak algılanmaya mahkum olmuştur. Bu hikmet üzere İslam sadece zaferle yetinmez. Orayı fethetmeyi esas alır. Bu nedenle müellefe-i kulub olanlara ganimetten özel pay verilmesi de zaferden öte fethin tahakkuk etmesi amacına yöneliktir.

Galip gelme anlamındaki “zafer” aynı zamanda “tırnak ve pençe” anlamındadır. Buna karşılık “fetih” kapının açılmasıdır.(açılımdır)

Zafer ile pençenin birbiriyle ne gibi bir ilgisi vardır?

Zaferde pençe ve tırnak asıl amildir. Bunlar da gücü ve heybeti ifade eder. Pençeyi ve tırnağı kullanmak caydırıcıdır. Avlanma işinde pençe kullanılır. Bu nedenle aslanın avını yakalaması zaferdir ama buna fetih denilebilir mi? Sonra bir şekilde tırnakları ve pençesi zayıflayan kimsenin zafer elde etme şansı kalır mı? Elbette hayır. Buna karşılık fethetmenin, açmanın bununla bir ilgisi yoktur. Pençe gönülleri açamaz. Bunun için başka unsurlar lazımdır. O da Hakkın gönüllere nakşedilmesidir. Yani zafer bir av, fetih ise gönül çalmaktır.

Zafer, bir şeyi tırnakla kazımaktır. Pençeyle avlamaktır. Buna karşılık fetih kapıların sonuna kadar açılmasıdır. Zafer tırnak ve pençeyle alakalı olduğu için beni İsrail’e “tırnaklı hayvanların eti haram edilmişti”( ). Bunun hikmeti nedir? Allah bilir ya bunun fetihle, açılımla alakası vardır. (Yahudi inanışında fetih diye bir şey söz konusu değildir. Onlar hiçbir zaman Yahudilik inancını aşılamak suretiyle insanların gönüllerinin küfrün karanlığından imanın aydınlığına açılması gibi bir projeye, bir inanca değiller. Onlar sadece insanları hâkimiyetleri altına almanın köleleştirmenin peşindedirler. Ancak tırnakları aralıklı hayvanların eti helaldir.

Fetih, çalınan kapının açılmasıdır. Tarık, kapalı kapının çalınmasıdır. Ama aynı zamanda Tarık, balyoz manasındadır. İslam, kapının çalınmasını hem de aralıklı olarak üç kere çalınıp beklemeyi ondan sonra açılmadığı takdirde oradan ayrılmayı emreder. Tarık aynı zamanda balyoz manasındadır. İslam’da balyoz kapıların kırılmasında kullanılmaz. Kapakların kırılması için kullanılır.

Tarık aynı zamanda bir yıldız ismidir. İslam, bir yıldız gibi süzülerek kalpleri fetheder. Kalplere içten yaklaşır. İslam, içinde kapı olmayan setleri ve kapıları aşmak için zafer ister.

Fetihte bir miftahın olması esastır. Zaferde kilide pek ihtiyaç olmayabilir. Ama fetih için muhakkak bir miftah gerekir. Fetih, muğlaklığın zıddıdır. Muğlaklık kapalılıktır. Zafer her zaman insanların içindeki muğlaklığı izale edemeyebilir. Çünkü muğlaklık daha çok ilim ve hikmetle izale olur. Bu nedenle Allah’ın (c.c) “Fettah” ismi “Alim” ismi cemiliyle birlikte zikredilmiştir. Bu da fethin ilim boyutuna, ilmin fethetme fonksiyonuna dalalet etmektedir. Bunun için fethin olması gerekir.

Sultan, hem siyasi güç ve otorite hem de ilim ve hüccet manasındadır. Allah (c.c), Müslümanların sadece güç sultanı ile bir yeri ele geçirmelerini orada sultan sahibi olmalarını yeterli görmez. Bunun ilim sultanıyla, hüccet sultanıyla tamamlanmasını murat buyurmuştur. Bu nedenle Allah (c.c) “Rabbim, katından bana yardımcı bir sultan ver” şeklinde dua etmemizi buyurmuştur. Burada “yardımcı bir sultan” sadece güçlü bir yardımcıyı ifade etmez. Aynı zamanda ilim ve hikmet sultanını ifade eder. Güç sultanı hariçten insanı kontrol altına alabilir. Ama kalbini fethedemeyebilir. Bunu yapabilecek olan ancak ilim sultanıdır.

Allah (c.c) “bugün kâfirler dininizden umutlarını kesmişlerdir” buyurur. Bu da fethin sürekliliğini ifade ediyor. Çünkü dinden umutlarını kesen kâfirlerin savunma mekanizması çökmüştür. Bu da fetihtir. Zafer, kâfirleri umutsuzluğa sürükleyemeyebilir ama fetih muhakkak bunu yapar.

Fatiha bir şeyin başlangıcıdır. Zafer, bir Fatiha-başlangıç olmalıdır. Eğer zafer adil bir nizama, hakka hukuka bir kapı açıyor, eğer zafer; huzura, mutluluğa ve özgürlüğe bir kapı oluyorsa bir Fatiha oluyorsa o zaman fethi gerçekleştirmiş olur.

Kuran-ı Kerim’in ilk suresi Fatiha ismini almıştır. Demek ki İslam hayırlı ve izzetli bir hatime için mübarek bir Fatiha’dır. Fatiha ile başlar Nâs ile biter. Fatiha ile başlayan İslam, Nâs’da insanların gönlünü her tülü muğlaklıktan, vesveseden arındırarak onların gönüllerini sağlamlaştırır. Onlara hitam-ı misk olur.

Fatiha’da âlemlerin rabbi Rahman ve rahim olan Allah’a hamd eden kimsenin hatimesi(sonu), insanların-Nâsın rabbine sığınmaktır. Bu da onun toplum içinde fethe yönelik terbiye edici bir rol ve vazife sahibi olmasını ifade eder.

Fatiha’da din gününün malikine hamd eden kimsenin hatimesi(sonu) Nâs’ın melikine sığınmış olarak aziz ve özgür olmaktır.

Fatiha’da sadece Allah’a ibadet eden ve sadece ondan yardım dileyen kimsenin hatimesi Nâsın-insanların ilahına sığınmış olur. Bu da onun insanlara karşı özgür olmasını sağlar.

Fatiha muavizeteyne bir kapıdır. Yani Fatiha sığınakların kapısını fethederek insanları emin bir yere ulaştırır.

İslam insanlara sığınacakları bir kapı açtığı için fetih dinidir. Zafer sığınağın kapısını açmamışsa fetih derecesine ulaşmamıştır demektir. İslam insanlara sığınacakları bir kapı açmak için zafer elde eder. O sığınağın kapısı açıldığında insanlar fevç fevç oraya girmeye başlar.

Fetih, insanlara kurtuluş, özgürlük, saadet ve selamet kapısı olmaktır. Eğer askeri bir zafer kurtuluşa bir Fatiha Nas’a bir hatime olmuyorsa o fetih olamaz. Eğer özgürlüğün, selametin, mutluğun miftahı bizdeyse biz her zaman fatihiz. Zaferden önce de sonra da fatihiz.

Abdurrahim Güneş / İnzar Dergisi – Mayıs 2014 (116. Sayı)
 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

İlgili Yazılar

Hikmet Kaseleri – 24

Hikmet Kaseleri – 24

2 sene ago 1
15 min 393
Hikmet Kaseleri – 23

Hikmet Kaseleri – 23

2 sene ago
19 min 139